Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaş ve krizlerin yaşandığı ülkelere ilişkin 2025 yılı dış ticaret verilerini değerlendirerek küresel ölçekte artan çatışmaların Türkiye ekonomisine olası etkilerine dikkat çekti.
“Küreselleşen Ticaret, Savaşlarla Soruna Dönüşüyor”
Gürer, Türkiye’nin 2025 yılında toplam 273 milyar 308 milyon dolar ihracat, 365 milyar 429 milyon dolar ithalat gerçekleştirdiğini, 92 milyar doları aşan dış ticaret açığı verdiğini belirtti.
Buna karşılık; savaş ve istikrarsızlığın sürdüğü Orta Doğu ve Güney Asya ülkeleriyle ticarette 21 milyar 742 milyon dolar ihracat, 17 milyar 289 milyon dolar ithalat yapıldığını ve toplamda 4 milyar 452 milyon dolarlık dış ticaret fazlası oluştuğunu vurguladı.
Gürer, “Çatışma ve belirsizliğin sürdüğü coğrafyalarda elde edilen bu fazla stratejik önem taşımaktadır. Ancak savaşların yaygınlaşması ihracat pazarlarımızı olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle alınacak önlemler ve diplomatik ilişkiler daha da kritik hale gelmiştir” dedi.
En Yüksek Ticaret Hacmi Körfez Ülkeleriyle
Gürer, bölgedeki en yüksek ticaret hacminin Körfez ülkeleriyle gerçekleştiğini ifade etti.
Birleşik Arap Emirlikleri ile ticaret hacmi yaklaşık 19 milyar dolara yaklaştı.
9,28 milyar dolar ihracat
9,67 milyar dolar ithalat
Suudi Arabistan’a 3,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirildi.
İran’a 3,05 milyar dolar ihracat yapıldı.
Bazı ülkelerle dış ticaret fazlası verilirken, bazı ülkelerde açık oluştuğunu belirten Gürer, bölgedeki ticaret dengesinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Gıda ve Tarımda 2 Milyar Doların Üzerinde Fazla
Canlı hayvanlar, gıda maddeleri, içecekler ve bitkisel yağlar kalemlerinde söz konusu 10 ülkeye:
2 milyar 646 milyon dolar ihracat
617 milyon dolar ithalat
Gerçekleştiğini belirten Gürer, yaklaşık 2 milyar dolarlık dış ticaret fazlası oluştuğunu ifade etti.
En yüksek gıda ihracatı yapılan ülkeler:
İran: 617 milyon dolar
Suudi Arabistan: 597 milyon dolar
Birleşik Arap Emirlikleri: 517 milyon dolar
Ürdün: 297 milyon dolar
Gürer, savaşların ürün sevkiyatı ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabileceğine dikkat çekti.
Bölgesel Savaşlar ve Küresel Riskler
Rusya-Ukrayna savaşı ile Pakistan-Afganistan hattındaki gerilimlerin 2026 yılı için önemli riskler yaratabileceğini belirten Gürer, özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gibi ihtimallerin küresel ticareti ciddi biçimde etkileyebileceğini söyledi.
“Küreselleşen dünyada ticaret savaşlarına bu kez silahların da dahil olması, daha büyük sorunlara kapı aralayacaktır” diyen Gürer, gıdadan sivil havacılığa, akaryakıttan doğal gaz arzına kadar birçok alanda yeni ve zorlu bir sürecin yaşanabileceğini ifade etti.
“Önce Kendi Kendimize Yeterli Olmalıyız”
Gürer, özellikle gıda ve tarım alanında acil planlama yapılması gerektiğini vurgulayarak şu çağrıda bulundu:
Arz sorunu yaşanan ürünlerde ekim planlaması yapılmalı
Hububat ve bakliyatta açık giderilmeli
Çiftçi ve üreticiye ek destek ve teşvik sağlanmalı
İthalata bağımlılığı azaltacak üretim politikaları oluşturulmalı
“Önce kendi kendimize yeterli bir noktaya erişmeli, ardından ithal edeceğimiz ürünler için üretim desteklerini güçlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.
📩 İletişim: [naciisler@gmail.com]