Siyaset

“17 Bin Kilometreden Et, Vatandaşa Hâlâ Ulaşmıyor: Gürer’den İthalat Politikalarına Sert Tepki”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin yıllardır süren hayvan ve et ithalatı politikasına sert sözlerle yüklendi. İktidarın ithalata dayalı yaklaşımının ne üreticiyi ne de tüketiciyi rahatlattığını vurgulayan Gürer, “Okyanus aşıldı ama kriz aşılamadı” diyerek mevcut tabloyu eleştirdi.

Gürer, 2010 yılından bu yana sürdürülen ithalat politikalarının ağır bir faturaya yol açtığını belirterek, bugüne kadar 11 milyon hayvan ithal edildiğini ve yaklaşık 12 milyar doların yurt dışına gittiğini hatırlattı. Buna rağmen et fiyatlarının düşmediğine dikkat çeken Gürer, “Her gelen bakan ithalat bitecek diyor ama rakamlar tam tersini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

2025 ve 2026 verileri üzerinden konuşan Gürer, ithalatın hız kesmeden sürdüğünü söyledi. 2025’te yüz binlerce hayvan ve on binlerce ton et ithal edildiğini belirten Gürer, milyonlarca dolarlık ödemenin yapıldığını, 2026’nın ilk aylarında da aynı tablonun devam ettiğini vurguladı. “İthalat artıyor, çelişki büyüyor” diyen Gürer, hayvan varlığının arttığı yönündeki açıklamalarla ithalatın sürmesinin açık bir tutarsızlık olduğunu dile getirdi.

En sert eleştirilerinden birini ithalatın kaynağına yönelten Gürer, Türkiye’nin binlerce kilometre uzaktan et getirmesini “akıl dışı” olarak nitelendirdi. “Yeni Zelanda’dan, Avustralya’dan et getiriyoruz. 17 bin kilometre öteden ürün taşınıyor. Bu gidişle Mars’ta yaşam bulunsa oradan da ithalat yapacaklar” sözleriyle iktidarı hedef aldı.

İktidarın yerli üreticiyi desteklemek yerine ithalata sarıldığını savunan Gürer, “Bir yandan ‘koyun eti tüketin’ çağrısı yapılıyor, diğer yandan okyanus ötesinden et getiriliyor. Bu açık bir çelişkidir” dedi.

Fiyat politikalarına da değinen Gürer, ithalatın vatandaşa ucuzluk olarak yansımadığını söyledi. “Kesim fiyatı 600 lira civarında, rafta ise 1000 liranın altı yok. İthalat piyasayı dengelemek için yapılır ama burada tam tersi oluyor. Ucuza alınan et pahalıya satılıyor” diyerek sistemdeki bozukluğa dikkat çekti.

Üreticinin içinde bulunduğu tabloyu da ağır sözlerle anlatan Gürer, artan yem, bakım ve veteriner maliyetleri nedeniyle besiciliğin sürdürülemez hale geldiğini belirtti. “17 bin kilometre öteden et getirmek sorun görülmüyor ama yerli üreticinin yaşadığı kriz görmezden geliniyor” dedi.

Çözümün açık olduğunu vurgulayan Gürer, hayvancılığın ithalatla değil yerli üretimle güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yem desteği ve maliyetlerin düşürülmesi çağrısı yapan Gürer, “Hayvan varlığı arttı denilen bir ülkede neden hâlâ ithalat yapılıyor? Bunun cevabı verilmelidir” diye konuştu.

İthalat politikalarındaki çelişkiye bir örnek daha veren Gürer, yakın coğrafyadan da hayvan alımı yapıldığını hatırlatarak, “Suriye’den koyun alıyorsanız, neden 17 bin kilometre öteden et getiriyorsunuz? Çevre ülkeler yetmedi, okyanusu aştınız. Bunun mantığı nedir?” sorusunu yöneltti.

Açıklamasının sonunda vatandaşın yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çeken Gürer, tüm ithalata rağmen etin hâlâ erişilemez olduğunu söyledi. “Emekli, asgari ücretli, dar gelirli et alamıyor. Besici kazanamıyor, üretici kazanamıyor ama aracılar kazanıyor. İthalat yapıyorsunuz, bari vatandaş fayda görsün. Ama bugün birçok evde et artık lüks haline geldi” diyerek sözlerini tamamladı.

📩 İletişim: [naciisler@gmail.com]