[Köşe Yazısı Gazeteci Naci İŞLER] Yetkililer nerede? Sorumlu kim? Daha ne kadar susulacak?
Ürgüp’te insanın içini acıtan bir manzara var.
Temenni Tepesi’nde, yüzyılların tanığı bir Selçuklu türbesi duruyor.
Daha doğrusu durmaya çalışıyor!
Çünkü çevresini otlar sarmış.
Taşların arasına kökler girmiş.
Yağmur suyunun, kar suyunun ve yılların yıpratmasının karşısında savunmasız bırakılmış.
Ve biz seyrediyoruz!
Evet, yanlış okumadınız: Seyrediyoruz!
Ürgüp’ün en önemli tarihî noktalarından birinde, Selçuklu mirası gözümüzün önünde yıpranırken seyrediyoruz.
Sonra da çıkıp dünyaya “Biz tarih ve kültür şehriz” diyoruz.
Öyle mi?
Tarih şehri olmak, tarihi anlatmakla değil; tarihi korumakla olur!
BU TÜRBENİN SAHİBİ Kİ?
İşte en basit soru bu.
Kim bakacak?
Kim temizleyecek?
Kim koruyacak?
Kim restore edecek?
Nevşehir Alan Başkanlığı mı?
Vakıflar Genel Müdürlüğü mü?
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ilgili birimleri mi?
Yerel yönetimler mi?
Başka bir kurum mu?
Kamuoyu adına soruyoruz: Sorumlu kim?
Eğer bir kurumun sorumluluğundaysa çıksın açıklasın.
Değilse, “Biz değiliz, şu kurum sorumludur” denilsin.
Ama artık sessizlik olmasın!
Ve bu eser, bürokratik kurumlar arasında gidip gelecek bir dosya değildir.
Bu, Ürgüp'ün tarihidir!
OT BİTER, TARİH BİTER!
Bugün türbenin çevresindeki otlara “Ne olacak canım?” diye bakılabilir.
Ama tarihî yapılar böyle böyle kaybolur.
Bir ot çıkar.
Kökü taşın arasına girer.
Taş gevşer.
Su içeri girer.
Don olur.
Çözülme olur.
Bir parça düşer.
Sonra başka bir parça...
Derken bir gün bakarsınız:
“Eskiden burada bir türbe vardı.”
İşte o zaman herkes konuşmaya başlar.
“Keşke korusaydık…”
“Keşke zamanında müdahale edilseydi…”
“Keşke yetkililer ilgilenseydi…”
Hayır!
O gün “keşke” dememek için bugün harekete geçmek zorundayız!
KILIÇARSLAN'IN ADINI ANIP ESERİNİ UNUTMAK OLUR MU?
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı'nda yapı Rüknettin Kılıçarslan IV Türbesi olarak kayıtlı.
Ürgüp Kaymakamlığı kaynaklarında da Temenni Tepesi'ndeki türbe Kılıçarslan Türbesi olarak anılıyor.
Yapının kime ait olduğu konusunda farklı tarihî değerlendirmeler olabilir.
Bunu tarihçiler tartışsın.
Ama bizim tartışmamız gereken başka bir konu var:
Kim olursa olsun, bu eser neden böyle bırakılıyor?
Kılıçarslan ise…
Selçuklu ise…
Anadolu tarihinin önemli bir parçasıysa…
Daha ne bekliyoruz?
Bir Selçuklu mirasına sahip çıkmak için daha ne olması gerekiyor?
TURİSTE TARİHİ ANLATIYORUZ, TARİHİ KORUMUYORUZ!
Her gün Ürgüp'e yerli ve yabancı ziyaretçiler geliyor.
Temenni Tepesi'ne çıkıyor.
Fotoğraf çekiyor.
Manzarayı seyrediyor.
Ve bu türbeyi görüyor.
Sonra soruyor:
“Bu nedir?”
Ardından ikinci soru geliyor:
“Neden bu kadar bakımsız?”
İşte burada yüzümüz kızarmalı!
Çünkü biz o ziyaretçiye Anadolu'nun tarihini anlatıyoruz.
Selçukluyu anlatıyoruz.
Kültürü anlatıyoruz.
Medeniyeti anlatıyoruz.
Ama hemen önümüzdeki tarihî yapının otlar içinde kalmasına seyirci kalıyoruz.
Bu nasıl bir çelişkidir?
Turistten para kazanmayı biliyoruz.
Peki turistin gördüğü tarihi korumayı neden bilmiyoruz?
“TARİHİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ” SÖZÜNÜN KARŞILIĞI BU MU?
Bugün herkes kültür turizminden söz ediyor.
Kongrelerde, toplantılarda, panellerde “kültürel miras” deniliyor.
Peki kültürel miras nerede?
İşte burada!
Temenni Tepesi'nde!
Taşın içinde.
Duvarın içinde.
Türbenin içinde.
Ve otların arasında!
Kültürel miras, sadece broşürlerde güzel fotoğraflar kullanmak değildir.
Kültürel miras, korumaktır.
Temizlemektir.
Onarmaktır.
Bilimsel yöntemlerle restore etmektir.
Gelecek kuşaklara bırakmaktır.
YANIBAŞINDAKİ ESER KORUNUYORSA BU NEDEN KORUNMUYOR?
Bir başka soru daha var.
Temenni Tepesi'nde farklı dönemlere ait tarihî ve dinî yapılar yan yana bulunuyor.
Bunlardan bazıları korunuyor, tanıtılıyor, ziyaret ediliyor.
Peki bu Selçuklu türbesi neden aynı ilgiyi göremiyor?
Neden?
Burada kimseyi peşinen suçlamıyoruz.
Ama soruyoruz.
Çünkü vatandaşın soru sorma hakkı var.
Gazetecinin sorma görevi var.
Yetkilinin de cevap verme sorumluluğu var.
Bu sorular cevapsız bırakılmamalı.
BİR TAŞ DAHA DÜŞMEDEN!
Yetkililere buradan açık çağrımızdır:
Gelin bu yapıyı bir kez olsun yerinde görün!
Makam odalarından değil…
Dosyalardan değil…
Yazışmalardan değil…
Gidip gözünüzle görün!
Türbenin etrafındaki otları görün.
Taşların durumunu görün.
Yapının ne halde olduğunu görün.
Sonra kendinize şu soruyu sorun:
“Bu eser böyle bırakılabilir mi?”
Cevap “hayır” ise gereğini yapın!
TARİH BÜROKRASİDEN İZİN İSTEMEZ!
Bugün kurumlar arasında görev paylaşımı tartışılabilir.
Yarın bir yazı yazılır.
Öbür gün başka bir kuruma gönderilir.
Sonra cevap beklenir.
Sonra ödenek…
Sonra proje…
Sonra ihale…
Sonra kurul…
Sonra izin…
Sonra başka bir yazışma…
Ama tarih beklemiyor!
Taş beklemiyor!
Yağmur beklemiyor!
Kar beklemiyor!
Zaman beklemiyor!
Çürüme beklemiyor!
Bir tarihî eser için bürokrasi ağır ilerleyebilir.
Ama yıkım çok hızlı ilerler!
BUGÜN KORUMAZSAK YARIN FOTOĞRAFINI KORURUZ!
Bunu açık açık söylemek gerekiyor:
Bir tarihî eseri kaybettikten sonra onun fotoğrafını paylaşmanın hiçbir anlamı yoktur.
“Geçmiş olsun” demenin de…
“Çok değerli bir eserdi” demenin de…
“Restore edilseydi keşke” demenin de…
Hiçbir anlamı yoktur.
Çünkü o zaman iş işten geçmiş olacaktır.
Biz bugün konuşuyoruz.
Yarın çok geç olmadan konuşuyoruz!
ÜRGÜP HALKI CEVAP BEKLİYOR!
Buradan bütün yetkililere açık çağrımızdır:
Temenni Tepesi'ndeki Selçuklu türbesinin sorumlusu kimdir?
Yapının mevcut durumu hakkında hazırlanmış bir rapor var mıdır?
Koruma ve restorasyon projesi var mıdır?
Temizlik ve bakım ne zaman yapılacaktır?
Restorasyon yapılacaksa tarih nedir?
Ve en önemlisi:
BU ESERİN YIKILMASINI MI BEKLİYORSUNUZ?
Bu soruların cevabı kamuoyuna verilmelidir.
Çünkü bu türbe bir kişinin malı değildir.
Bir kurumun tabelası değildir.
Bir turizm işletmesinin dekoru değildir.
Bu, Ürgüp'ün tarihidir.
Bu, Nevşehir'in tarihidir.
Bu, Anadolu'nun tarihidir.
ARTIK SUSMAK YOK!
Ürgüp'ün tarihine sahip çıkmak istiyorsak, önce gözümüzün önündeki esere sahip çıkacağız.
Selçuklu mirasıyla övüneceksek, Selçuklu mirasını koruyacağız.
Kültür turizmi diyeceksen, kültürü koruyacağız.
Medeniyetler şehri diyeceksen, o medeniyetlerin eserlerini yaşatacağız.
Yoksa bütün bunlar sadece güzel söz olarak kalır.
Güzel sözlerle taş duvar ayakta kalmaz!
Alkışlarla tarihî eser korunmaz!
Broşürlerle kültürel miras kurtarılmaz!
Eylem gerekir.
İrade gerekir.
Sorumluluk gerekir.
Ve en önemlisi hemen müdahale gerekir.
Temenni Tepesi'ndeki türbe bugün hâlâ ayakta.
O halde hâlâ bir şansımız var.
Yetkililer, sıra sizde!
Çıkın ve açıklayın:
Bu türbeyi kim koruyacak?
Ne zaman koruyacak?
Ne zaman temizlenecek?
Ne zaman restore edilecek?
Yoksa yarın bu soruların cevabını vermek yerine, hep birlikte bir yıkıntının başında mı konuşacağız?
Ürgüp tarihini kaybetmeden, tarihi sahiplenmenin zamanı bugün!
Yarın değil.
Bugün!
📩 İletişim: [naciisler@gmail.com]