Haber Gazeteci Naci İşler.” Bu sokağın adı mı sağır, yoksa şehrin insanlarının sesine kulak vermeyen belediyecilik anlayışı mı?

Geçmişte bir sokakla, caddeyle veya mahalleyle ilgili düzenleme yapılacağı zaman; Belediye Meclis üyeleri, mahalle muhtarları, esnaf, mahalle sakinleri, sivil toplum kuruluşları ve basın sürecin dışında bırakılmazdı.

İnsanlara sorulurdu:

“Siz bu düzenleme hakkında ne düşünüyorsunuz?”

Esnafa sorulurdu:

“Bu uygulama işinizi nasıl etkiler?”

Mahalleliye sorulurdu:

“Sizin bu sokakla ilgili beklentiniz nedir?”

Gerektiğinde anket yapılır, sahada inceleme yapılır, farklı görüşler dinlenirdi.

Peki bugün ne oluyor?

Bir basın mensubu olarak söylüyorum: Sağır Mescit Sokak konusunda bana ne davet geldi ne görüşüm soruldu ne de sürecin herhangi bir aşamasına iştirak etmem istendi.

Varsa toplantı tutanağı açıklansın.

Varsa esnaf görüşmeleri açıklansın.

Varsa mahalle sakinleriyle yapılan istişareler açıklansın.

Varsa yapılan anketler kamuoyuyla paylaşılsın.

Yoksa da çıkıp açıkça “Biz kimseye sormadan karar verdik ve uyguladık” denilsin.

Çünkü mesele tam da burada düğümleniyor.

Belediyecilik, “Ben yaptım, oldu” mantığıyla yürütülemez.

Bir belediye başkanının sosyal medya hesabında yaptığı çalışmayı duyurması elbette mümkündür. Ancak sosyal medya, istişarenin yerini tutmaz.

Önce karar verip sonra fotoğrafını paylaşmak başka şeydir; karar vermeden önce insanları dinlemek başka şeydir.

Bugün yapılan tam olarak nedir?

Başkan karar veriyor. Başkan uyguluyor. Başkan sosyal medyada anlatıyor.

Peki vatandaş nerede?

Esnaf nerede?

Muhtar nerede?

Sivil toplum nerede?

Belediye Meclisi nerede?

Basın nerede?

Şehrin ortak aklı nerede?

Bunları sormak kimseye haksızlık değildir.

Tam tersine, kamu adına görev yapan bir gazetecinin sorması gereken en temel sorulardır.

Kimse eleştiriden rahatsız olmasın.

Bir belediye başkanı eleştiriden değil, eleştirinin neden ortaya çıktığından ders çıkarmalıdır.

Çünkü makamlar gelip geçicidir.

Bugün başkan olan yarın olmayabilir.

Ama yapılan yollar, kaldırımlar, meydanlar ve sokak düzenlemeleri yıllarca insanların hayatının içerisinde kalır.

O nedenle kararlar kişisel tercihlerle değil, ortak akılla şekillenmelidir.

Buradan açıkça soruyorum:

Sağır Mescit Sokak ile ilgili karar alınırken kimlerin görüşü alındı?

Kaç esnafla görüşüldü?

Kaç mahalle sakininin fikrine başvuruldu?

Muhtarlığın görüşü alındı mı?

Sivil toplum kuruluşları sürece dahil edildi mi?

Basın neden davet edilmedi?

Ve en önemlisi:

Bu şehirde artık belediyecilik istişareyle mi yapılacak, yoksa sosyal medya paylaşımıyla mı?

Kamuoyunun bilmeye hakkı var.

Çünkü belediye başkanının sosyal medya hesabı şehrin karar alma masası değildir.

Şehrin gerçek karar masası; vatandaşın, esnafın, muhtarın, meclisin, sivil toplumun ve gerektiğinde basının bulunduğu masadır.

O masa kurulmadan alınan kararlar da elbette sorgulanır.

Ürgüp Esnafı Tepkili: “Neden Çifte Standart Uygulanıyor?”
Ürgüp Esnafı Tepkili: “Neden Çifte Standart Uygulanıyor?”
İçeriği Görüntüle

Hem de sonuna kadar sorgulanır.

Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul'a aittir.

* 📩 İletişim: [[email protected]]