Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” panel serisinin üçüncüsü, 29 Eylül 2026 tarihinde Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te gerçekleştirildi. Panele, Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar da konuşmacı olarak katıldı.
Türk Devletleri Teşkilatı’nın 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenleyeceği 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen panelde, Türk dünyasının ortak vizyonu ile ülkeler arasındaki akademik, kültürel ve toplumsal iş birliğinin geliştirilmesine yönelik başlıklar ele alındı.
Program, Özbekistan Âli Meclisi Senatosu Birinci Başkan Yardımcısı ve Dünya Ekonomisi ve Diplomasi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sodiq Safoyev ile Türkiye Cumhuriyeti Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş’ın açış konuşmalarıyla başladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran da programa video mesajla katıldı. Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Özhan’ın moderatörlüğündeki panelde Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Türk dünyasında ortak geleceğin inşasına yönelik değerlendirmelerde bulundu.
“Ortaklığımızı somut sonuçlara dönüştürmeliyiz”
Konuşmasında Türk dünyası ülkeleri arasındaki ortak tarih ve kültürel bağların önemli bir başlangıç noktası olduğunu vurgulayan Rektör Karasar, bu ortaklığın somut iş birlikleriyle güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Karasar, “Ortak tarihimiz ve kültürümüz güçlü bir başlangıç noktasıdır. Ancak bugün asıl mesele bu ortaklığı birlikte ürettiğimiz sonuçlara dönüştürebilmektir.” dedi.
Türk Devletleri Teşkilatı’nın ülkeler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli bir kurumsal zemin sunduğuna dikkat çeken Karasar; öğrenci hareketliliği, ortak araştırma projeleri, mikro yeterlilikler, dijital sözlükler ve yapay zekâ araçları gibi alanlarda ortak kapasitenin artırılmasının önemine işaret etti.
Ortak risklere karşı ortak kapasite
Siber güvenlik, afet yönetimi, enerji ve tedarik zincirleri gibi stratejik alanlarda ülkelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Karasar, “Hiçbir ülke bu risklerin tümünü tek başına yönetemez.” ifadelerini kullandı.
Karasar ayrıca, Orta Koridor’un yalnızca bir transit güzergâh olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, hattın üretim, yatırım ve istihdamı destekleyen kapsamlı bir ekonomik iş birliği alanına dönüştürülmesinin önemini vurguladı.
“İş birliği, ülkelerin seçeneklerini artırmalı”
Türk dünyasındaki iş birliğinin farklılıklara saygı temelinde ilerlemesi gerektiğini ifade eden Karasar, güçlü bir iş birliğinin ülkelerin kendi seçeneklerini daraltmak yerine genişletmesi gerektiğini söyledi.
Karasar, “Güçlü bir iş birliği, farklılıklara saygı göstererek ülkelerin seçeneklerini artırmalı ve ihtiyaç duyulan alanlarda birlikte sonuç almalarını sağlamalıdır.” dedi.
Konuşmasının sonunda ortak tarih ve hafızanın Türk dünyası ülkelerini bir araya getiren önemli bir unsur olduğunu belirten Karasar, bundan sonraki süreçte ortak kurumların toplumların imkânlarını ve ülkelerin seçeneklerini ne ölçüde artırdığına odaklanılması gerektiğini vurguladı.
Rektör Karasar, konuşmasını “Ortak hafızamız bizi bir araya getirdi; bundan sonra ortak kurumlarımızın ülkelerimizin seçeneklerini ve toplumlarımızın imkânlarını ne kadar artırdığına bakmalıyız.” sözleriyle tamamladı.
📩 İletişim: [[email protected]]






