“Özel Gazeteci Naci İŞLER” Canım şehrim Nevşehir…
Her şeyi ama her şeyi düşündüler.
Bir tek Nevşehir basınını düşünemediler.
Yıllardır bu şehir için dertlenen herkesin dilinde aynı üç temel mesele var:
Kuzeybatı Çevre Yolu, Hızlı Tren ve Yeni Sanayi Sitesi.
Önce hızlı trenden başlayalım.
Hızlı trenin hızı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nun temposuna yetişemeyecek kadar hızlı. Biz Nevşehirliler olarak bu hıza henüz sağlıklı ve verimli biçimde ulaşabilmiş değiliz.
O yüzden hızlı treni, gerçekçi olalım, 20–30 hatta 40 yıl sonrasına öteliyoruz.
Bu mesele bizim değil, torunlarımızın çözmesi gereken bir konu.
Bu başlığa bugün nokta koyacak ne azmimiz var ne de kararlılığımız.
Gelelim Kuzeybatı Çevre Yolu’na.
Evet, bir çalışma var. Kimse inkâr etmiyor.
Ama hızına bakarsanız, kaplumbağanın bir tık altı…
Belki 2028, belki 2030.
Ama açılır mı? Açılır. Hızlı trenden önce açılır, orası kesin.
Asıl mesele ise Yeni Sanayi Sitesi.
Hani derler ya, “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur.”
İşte bu mesele tam da bu sözün karşılığı.
Dün bu konuyla ilgili bir toplantı yapıldı.
Yenmiş, içilmiş; afiyet olsun.
Ancak asıl dikkat çeken nokta şu: Nevşehir basını yine yoktu.
Toplantıya kimler katılmış?
Vali, Belediye Başkanı, Milletvekilleri, Birlik Başkanı, sanayi esnafı…
Her şey var, herkes var…
Basın yok.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere bakıyoruz; sadece bir internet haber sitesinde kısa bir metin.
Orada da deniliyor ki:
“Bugüne kadar önemli mesafeler alındı.”
Peki soruyoruz:
Bu mesafeler nedir?
Sanayi sitesi nereye yapılacak?
İnşaat ne zaman başlayacak?
Esnaf ne zaman dükkânına geçecek?
Kim yapacak, nasıl yapacak?
Esnaf kaç lira ödeyecek?
Türkçe okuma ve anlama kabiliyetimiz çok şükür yerinde.
Ama ortada tek bir somut bilgi yok.
İstişare var mı? Var.
Hatta bol bol.
Ama bu istişarenin sonucunu öğrenmek için gazetecilerin istihareye mi yatması gerekiyor?
Basın davet edilseydi,
bu bilgiler kamuoyuna aktarılsaydı,
Allah günah mı yazardı bu toplantıyı organize edenlere?
Şehri bu kadar ilgilendiren temel bir konuda basının dışarıda bırakılması,
Nevşehir’deki bakış açısının da net bir göstergesidir.
Aman ha…
Nevşehir basını olmasın da ne olursa olsun.
Oysa basının derdi ne yemek ne içmek.
Dert Nevşehir.
Ama bu şehirde hâlâ şu anlayış hâkim:
“Böyle gelmiş, böyle gider.”
Cahit Sıtkı Tarancı’nın dediği gibi:
“Çok geç fark ettim taşın sert olduğunu…”
Oysa biz bir kasaba değiliz.
Kapadokya’nın merkezindeyiz.
Bir dünya şehrindeyiz.
Merkezde işler, “iyi geceler” usulüyle yürütülmez.
Sonuç olarak;
Nevşehir Yeni Sanayi Sitesi konusunda okuyucularımıza net bilgi veremediğimiz için özür diliyoruz.
Çünkü bilgi yok.
Basın yok.
Şeffaflık yok.
Ama merak etmeyin…
Bu şehir her şeyi unutabilir,
Basının yok sayıldığını unutmaz. Gazeteci Naci İŞLER.
📩 İletişim: [naciisler@gmail.com]