Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kapadokya’da gece müzeciliği vizyonu kapsamında önemli bir projeyi hayata geçiriyor. Bölgenin doğal ve kültürel mirasının gün batımından sonra da ziyaret edilebilmesini amaçlayan çalışma kapsamında Göreme Açık Hava Müzesi, Paşabağları Ören Yeri, Zelve Açık Hava Müzesi ve Erdemli Vadisi’nde kapsamlı aydınlatma projeleri uygulanıyor.
Kapadokya Alan Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, bölgenin simgesi haline gelen peribacaları, kaya oluşumları ve tarihi yapılar estetik ve kontrollü ışıklandırmalarla gece saatlerinde de ziyaretçilerin deneyimine sunulacak.
Projeler kapsamında Göreme Açık Hava Müzesi’nde 214, Paşabağları Ören Yeri’nde 238, Zelve Açık Hava Müzesi’nde 135 ve Erdemli Vadisi’nde 105 olmak üzere toplam 692 aydınlatma armatürü kullanılacak. Göreme Açık Hava Müzesi’nde başlayan çalışmaların haziran ayı içerisinde diğer alanlarda da tamamlanması hedefleniyor.
Kapadokya’nın Hikâyesi Geceye Taşınacak
Gece müzeciliği uygulamaları yalnızca aydınlatma sistemleriyle sınırlı kalmayacak. Kapadokya’nın milyonlarca yıllık oluşum süreci ile bölgede yaşamış medeniyetlerin izleri, sanal gerçeklik destekli video haritalama (mapping) teknolojileriyle ziyaretçilere aktarılacak.
Bu sayede ziyaretçiler, Kapadokya’nın tarihi ve doğal mirasını gece saatlerinde farklı bir atmosferde deneyimleme fırsatı bulacak. Enerji verimliliği, çevresel sürdürülebilirlik ve ışık kirliliğinin azaltılması esas alınarak hazırlanan projeler, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın son yıllarda önem verdiği gece müzeciliği uygulamalarının önemli örnekleri arasında yer alacak.
“Hedefimiz Daha Uzun Konaklama Süreleri”
Nevşehir’de düzenlenen programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kapadokya’da hedeflerinin yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak olmadığını, bölgeyi daha uzun süre deneyimlenen bir destinasyona dönüştürmek istediklerini söyledi.
Turizmde yeni dönemin deneyim odaklı olduğunu vurgulayan Ersoy, ziyaretçilerin artık sadece bir destinasyonu görmek değil, o destinasyonun hikâyesinin bir parçası olmak istediğini belirtti. Kapadokya’nın doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel yaşamıyla bu beklentiyi karşılayan dünyanın sayılı destinasyonlarından biri olduğunu ifade etti.
“Tarihin Farklı Yüzünü Keşfetsinler”
Kapadokya’nın Türkiye Yüzyılı kültür ve turizm vizyonunun önemli merkezlerinden biri olduğunu belirten Bakan Ersoy, bölgenin sahip olduğu potansiyeli daha da ileriye taşımayı hedeflediklerini dile getirdi.
Ziyaretçilerin bölgede daha fazla zaman geçirmesini istediklerini belirten Ersoy, şöyle konuştu:
“Biz istiyoruz ki ziyaretçi Kapadokya’da dört gün, beş gün hatta bir hafta kalsın. Mustafapaşa’da bir konağın avlusunda kahvesini içsin, bir çömlek ustasının yanında vakit geçirsin, yerel mutfağı deneyimlesin, vadilerde yürüsün ve gece müzeciliğiyle tarihimizin farklı yüzünü keşfetsin. Böylelikle hem turizmcimiz hem de yerel esnafımız kazansın.”
Mustafapaşa’ya Özel Vurgu
Konuşmasında Mustafapaşa’nın kültürel mirasına da değinen Ersoy, ilçenin farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan önemli bir yerleşim merkezi olduğunu söyledi.
Mustafapaşa’nın taş konakları, tarihi sokakları, kiliseleri, camileri ve hoşgörü kültürüyle Kapadokya’nın yaşayan hafızası olduğunu belirten Ersoy, “Burası geçmiş ile geleceğin buluştuğu, kültürün hayatın içinde yaşamaya devam ettiği müstesna bir mirastır” ifadelerini kullandı.
Kapadokya’nın yalnızca geçmişin izlerini taşıyan bir bölge olmadığını vurgulayan Ersoy, bölgenin aynı zamanda Türkiye Yüzyılı ’nın kültür ve turizm vizyonunu temsil eden önemli merkezlerden biri olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.
📩 İletişim: [naciisler@gmail.com]