ZÜMDE OLMAZSA VİZYON, BOL BOL İZLERİZ TELEVİZYON!

(ÖZEL KÖŞE) Gazeteci Naci İŞLER.” Üzümün anavatanında üretici 8 liraya mahkûm, siyaset ise hâlâ “vizyon” anlatıyor!

Kapadokya…

Rabbimizin rahmet ve bereketiyle yıllardır üzümün, bağın, toprağın ve emeğin hayat bulduğu kadim coğrafya…

Üzümcülüğün anavatanı olarak bilinen bu topraklarda bugün gelinen noktaya bakın!

Üzüm var, bağ var, üretici var… Ama çözüm yok!

Daha doğrusu çözüm üretmesi gerekenler var da ortada çözüm yok!

Kürsülerde “birlik, beraberlik, dayanışma” sözleri havada uçuşuyor.

Sosyal medyada birbirinden güzel cümleler kuruluyor.

Fotoğraflar çekiliyor, ziyaretler yapılıyor, açıklamalar peş peşe geliyor.

Ama iş üreticinin gerçek sorununa gelince?

Ses var… Söz var… Fakat icraat nerede?

İşte asıl mesele burada başlıyor.

8 LİRALIK ÜZÜM, MİLYONLUK VİZYON!

Bugün üzüm üreticisinin karşı karşıya bulunduğu tablo ortada.

Üretici üzümünü satacak…

Ama kaça?

8 TL!

Peki bu 8 liranın içerisinde ne var?

Bağda çalıştıracağınız işçinin parası var.

Üzümün toplanması var.

Kasası var.

Taşınması var.

Emeği var.

Günlerce süren alın teri var.

Sabahın erken saatinden akşamın karanlığına kadar bağda geçirilen zaman var.

Ve bütün bunların sonunda üreticinin eline kalan rakama bakıyoruz:

8 TL!

Şimdi soruyorum:

Bu hesabı kim yapacak?

Üretici mi?

Tüccar mı?

Siyasetçi mi?

Yoksa üretici artık hesabı bırakıp üzümü asmada mı bırakacak?

“BIRAKIN ARILAR YESİN!”

Üzüm üreticisi Oruç Bilen'in sosyal medya hesabından yaptığı,

“Üzümü 8 TL'ye tüccara vereceğinize bırakın, üzüm asmalarında garibim arılar yesin.” şeklindeki paylaşım aslında bir espri değil.

Bu söz, üreticinin geldiği noktayı anlatan acı bir tablonun özeti.

Çünkü üretici şunu söylüyor:

“Ben bu üzümü üretmek için bu kadar masraf yapıyorsam, sonunda emeğimin karşılığını alamıyorsam neden üreteyim?”

İşte tehlike tam da burada!

Üretici bağdan koparsa ne olacak?

Gençler bağa girmiyorsa ne olacak?

Bağlar ekonomik olmaktan çıkarsa ne olacak?

Yarın bu topraklarda üzüm üretimi azalırsa, kürsülerden edilen “üzümün anavatanıyız” sözlerinin ne anlamı kalacak?

ÜZÜMÜ SADECE SATMAYALIM, İŞLEYELİM!

Yıllardır aynı şeyi konuşuyoruz.

Üzümün katma değerini artırmamız gerekiyor.

Peki neden hâlâ somut bir sanayi yapılanması konusunda yeterli mesafe alınamıyor?

Üzüm suyu…

Sirke…

Pekmez…

Köftür…

Ve daha onlarca farklı ürün…

Bunların tamamı üzümün değerini artırabilecek alanlar.

Üzümü yalnızca kasaya koyup tüccara teslim eden bir sistem yerine, üzümü işleyen, paketleyen, markalaştıran ve pazarlayan bir yapı neden oluşturulamıyor?

Üretici üzümünü ham madde olarak ucuza satmak zorunda kalmasın.

Üzüm burada işlensin.

Katma değer burada oluşsun.

İstihdam burada oluşsun.

Kazanç burada kalsın.

Üreticinin alın teri burada değerlensin!

YÜKSEK SİSTEM BAĞCILIKTA NEREDEYİZ?

Bir başka mesele de yüksek sistem bağcılık…

Modern üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve verimliliğin artırılması konusunda daha ne kadar bekleyeceğiz?

Dünya değişiyor.

Tarım değişiyor.

ÜZÜMDE BÜYÜK FİYAT ÇÖKÜŞÜ: 25 LİRADAN 9 LİRAYA!
ÜZÜMDE BÜYÜK FİYAT ÇÖKÜŞÜ: 25 LİRADAN 9 LİRAYA!
İçeriği Görüntüle

Üretim modelleri değişiyor.

Pazar değişiyor.

Biz hâlâ aynı yöntemlerle üretmeye devam edip sonra da ürünümüz neden para etmiyor diye soruyorsak, burada oturup ciddi ciddi düşünmemiz gerekiyor.

Üreticinin sorununu sadece fiyat açıklayarak çözemezsiniz.

Üretimden pazarlamaya kadar bütün zinciri ele almak gerekiyor.

SİYASETÇİLERE KÜÇÜK BİR HATIRLATMA!

Kürsülerde birlik ve beraberlikten söz etmek kolay.

Üreticinin yanında fotoğraf vermek de kolay.

Zor olan, üreticinin gerçekten para kazanacağı bir sistem kurmak!

Zor olan, üzümün tarladan sofraya, fabrikadan pazara kadar bütün sürecini planlamak!

Zor olan, yıllardır konuşulan sorunlara somut çözüm üretmek!

İşte siyasetçinin gerçek sınavı burada başlıyor.

Çünkü üretici artık slogan değil, sonuç görmek istiyor.

Fotoğraf değil, fabrika görmek istiyor.

Söz değil, pazar görmek istiyor.

“Yanınızdayız” cümlesini değil, ürününü satabildiği ve emeğinin karşılığını aldığı bir sistemi görmek istiyor.

ZÜMDE OLMAZSA VİZYON, BOL BOL İZLERİZ TELEVİZYON!

Şimdi söz sırası siyaset ehlinin…

Üzümün anavatanında üretici 8 liraya üzüm satmaya çalışırken, “vizyon” dediğimiz şey tam olarak nedir?

Üzümü asmada bırakıp arılara mı teslim edeceğiz?

Yoksa üzümü sanayiyle buluşturup üreticinin önünü mü açacağız?

Artık bu sorunun cevabını görmek istiyoruz.

Çünkü Kapadokya'nın bağları yalnızca fotoğraf fonu değildir.

Bu bağlarda insanların emeği, alın teri ve geçim mücadelesi var.

Üreticinin derdi sosyal medya paylaşımıyla çözülecek kadar küçük değil.

Bugün 8 liraya konuştuğumuz üzümün yarın hiç üretilmemesi ihtimalini konuşmak istemiyorsak, bugünden harekete geçmek zorundayız.

Yoksa üzümün anavatanında üzümü üretir, emeği verir, masrafı yapar…

Sonra da üzümü asmada bırakıp televizyon başına geçeriz!

Zümde olmazsa vizyon, bol bol izleriz televizyon!

* 📩 İletişim: [[email protected]]


Ekran Görüntüsü 2026 09 19 162102 Copy545023948 1880988226098006 8217857623682564624 N Copy 2544508486 1969992277084807 3960029264935563306 N Copy778279694 988552340863271 84312770623843819 N Copy624474491 122246676596093979 5667684586890421724 N Copy793090652 10165028124609170 7301107858083699465 N CopyEkran Görüntüsü 2026 09 26 132314 Copy