Siyaset

Çiftçi çekle, besici yemle uğraşıyor.

Gürer’den Tarım Politikalarına Sert Eleştiri: “Üretici de Tüketici de Mağdur”

“Boğazım düğümleniyor” Gürer: “Çiftçi Borç Kıskacında, Cezaevi Korkusu Yaşıyor”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ömer Fethi Gürer, düzenlediği basın toplantısında çiftçi ve besicilerden gelen mektupları kamuoyuyla paylaştı; tarım politikaları ile kanatlı et ihracatının durdurulmasına yönelik kararı değerlendirdi. Gürer, “Üretici de tüketici de mağdur. Girdi maliyetleri düşürülmeden raftaki fiyat düşmez” dedi.

CHP’li Gürer: “Girdi Maliyetleri Düşmeden Raftaki Fiyat Düşmez”

Konuşmasına kendisine iletilen mektupları okuyarak başlayan Gürer, özellikle domates üreticilerinin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Niğde’de kasaba ve köyleri ziyaret ederek üreticilerin sorunlarını dinlediğini belirten Gürer, bu kez İç Anadolu’nun farklı illerinden gelen mektupları paylaştığını ifade etti.

Gürer’den İhracat Yasağı Tepkisi: “Beyaz Ette Fiyat Düşmedi.

Mektuplarda, son üç yılda girdi maliyetlerinin “tavan yaptığı”, buna karşın ürün fiyatlarının yalnızca işçilik maliyetini karşılayabildiği vurgulandı. Bir üreticinin mektubunda yer alan, “Üç yıldır mahsul para etmiyor. Yazdığımız çekler nedeniyle cezaevine girme korkusu yaşıyoruz. Cezaevine girerek borç nasıl ödenir?” sözleri, çiftçilerin içinde bulunduğu çaresizliği gözler önüne serdi.

Gürer, 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklık nedeniyle çiftçi borçlarının üç yıl ertelenmesi, faizlerin silinmesi ve yeni kredi imkânı sağlanmasına yönelik kanun teklifini daha önce Meclis gündemine taşıdıklarını hatırlattı.

Gürer: “Yem %100 Arttı, Küçük Besici Zorda” “Köyler Boşalıyor, Ahırlar Kapanıyor”

Bir başka mektupta ise hayvancılıkla uğraşan üreticilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekildi. Yem fiyatlarının son bir yılda yüzde 100 arttığını belirten besiciler, buna karşın et kesim fiyatlarının giderleri karşılamadığını ifade etti. Gürer, “Girdiler artarken gelir düşüyor. Küçük besici ayakta kalmakta zorlanıyor” dedi.

200 baş sınırı eleştirisi

Et ve Süt Kurumu uygulamalarını da eleştiren Gürer, 200 başın altında hayvanı olan işletmelere kesim zorunluluğu getirilirken, daha fazla ithal hayvan alan işletmelerin bu uygulamadan muaf tutulmasının küçük üretici açısından dezavantaj oluşturduğunu söyledi. Kurumun düşük fiyatla kesim yapmasının küçük aile işletmelerini daha az kazanca mahkûm ettiğini belirtti.

Sulama birlikleri ve Akkaya Barajı uyarısı

Sulama birliklerinin yapısının değiştirilmesine ve gölet işletmelerinin devrine ilişkin düzenlemeleri de eleştiren Gürer, çiftçilerin bu işletmelerin muhtarlar, belediyeler ve sulama kooperatiflerine verilmesini talep ettiğini aktardı.

Niğde Bor’daki Akkaya Barajı’nda yaşanan koku ve köpürme sorununa da değinen Gürer, yapılan temizliğe rağmen riskin sürdüğünü ifade etti.

Kanatlı Et İhracatına Yasak Eleştirisi: “Pazar Payını Rakiplere Kaptırırız”

Sahadaki gözlemlerini paylaşan Gürer, küçük aile tipi işletmelerde ahırların boşaldığını, köy okullarının kapandığını ve kırsalda yaşamın giderek zayıfladığını söyledi. Hayvancılıkta ithalata dayalı politikaların Türkiye’nin hayvan varlığını tartışmalı hale getirdiğini belirten Gürer, yerli üreticinin desteklenmesinin zorunlu olduğunu kaydetti.

Kanatlı ette ihracat yasağı

Ticaret Bakanlığı’nın 9 Şubat 2026’da kanatlı et ihracatını durdurma kararını da değerlendiren Gürer, Türkiye’nin yaklaşık 2,8 milyon ton beyaz et ürettiğini ve bunun yüzde 15-20’sini ihraç ettiğini belirtti. İhracat yasağının iç piyasada fiyatları düşürmediğini savunan Gürer, ani kararların Türkiye’nin rakipleri olan Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Brezilya’nın pazar payını artırabileceğini dile getirdi.

“Sorunun kaynağı girdi maliyetleri”

Kanatlı sektöründeki fiyat artışının temel nedeninin yem maliyetleri olduğunu vurgulayan Gürer, özellikle soya ve mısırda dışa bağımlılığın arttığını, soyada bu oranın yüzde 90’a ulaştığını söyledi. Döviz bazlı maliyet artışlarının üretimi olumsuz etkilediğini belirten Gürer, “Yem sübvanse edilmeden ve üretim maliyetleri düşürülmeden raftaki fiyat gerilemez” dedi.Gürer, üretici ile tüketicinin ortak talebinin fiyat artışı değil, maliyetlerin düşürülmesi olduğunu belirterek, “Geçici ve plansız çözümler yerine; kamucu, planlamacı ve öngörülebilir politikalara ihtiyaç var” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

📩 İletişim: [naciisler@gmail.com]