Ürgüp Belediye Başkanı Ali Ertuğrul Bul’un, Başdere ‘nin İncesu’ya bağlanma ihtimaline ilişkin yaptığı değerlendirmeler, yalnızca bir beldenin hangi ilçeye bağlanacağı tartışması olarak görülmemeli. Bu mesele, Nevşehir’in kendi sınırları içerisindeki sorunları çözme kapasitesi ve siyasi iradesi açısından da ciddi bir soru işareti ortaya koyuyor.
Başdere ‘nin İncesu’ya bağlanmasının gündeme gelmesi, öncelikle şu soruyu akıllara getiriyor:
Bir yerleşim yeri neden kendi il ve ilçesi içerisinde çözüm bulamadığı için başka bir ile bağlanmayı düşünür hale geliyor?
Başdere bugün Kayseri Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde mahalle statüsünde bulunuyor. Bölgenin en temel beklentilerinden biri ise doğalgaza kavuşmak. Ancak altyapı yatırımlarının yetersiz kalması, nüfusun korunamaması ve ekonomik imkânların sınırlı olması, Başdere ‘nin geleceği açısından ciddi riskler oluşturuyor.
Başdere ‘nin yeniden belediye statüsü kazanmasına ilişkin hukuki süreçte Mustafapaşa ile benzerlikler bulunduğu ifade ediliyor. Ancak iki yerleşim yerinin bugün geldiği nokta aynı değil. Mustafapaşa turizm, üniversite ve konaklama yatırımlarıyla kendisine yeni bir ekonomik alan oluşturabilirken, Başdere aynı ölçekte bir ekonomik ve kurumsal desteğe sahip değil.
Asıl sorgulanması gereken de tam olarak burası.
Başdere ’ye kim sahip çıkacak?
Nevşehir’in siyasi aktörleri, bürokratları, yerel yöneticileri ve ilgili kurumları bu soruya somut bir cevap vermek zorunda.
Çünkü bir beldenin nüfusu azalıyor, temel altyapı yatırımları gecikiyor ve sonunda başka bir ile bağlanma ihtimali tartışılıyorsa, sadece “neden gitmek istiyorlar?” sorusunu sormak yeterli değildir.
Bir de şu soruyu sormak gerekir:
“Biz ne yaptık da bu noktaya gelindi?”
Başdere ‘nin sorunları çözülemezse bugün İncesu gündeme gelir, yarın başka bir belde veya köy için benzer tartışmalar başlayabilir. Mesele yalnızca Başdere değildir. Mesele, Nevşehir’in kendi yerleşim yerlerine sahip çıkıp çıkamayacağıdır.
Gaziantep gibi bazı şehirlerde siyasi görüşler, parti farklılıkları ve yerel rekabetler ne kadar sert olursa olsun, konu şehrin ortak çıkarları olduğunda ortaya güçlü bir şehir dayanışması konulabiliyor.
Nevşehir’in de buna ihtiyacı var.
Nevşehir’in sınırları, ancak sorunları çözüldüğü sürece anlamlıdır.
Başdere’nin doğalgaz başta olmak üzere altyapı ihtiyaçları karşılanmalı, ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirilmesi için somut projeler geliştirilmelidir. “Nüfus azalıyor, hizmet götürmek zor, başka yere bağlansın” yaklaşımı yerine, “Bu yerleşimi nasıl ayağa kaldırırız?” sorusu sorulmalıdır.
Üstelik burada Ürgüp açısından da ayrı bir sorumluluk bulunmaktadır.
Başdere ’nin yıllardır Ürgüp ile kurduğu sosyal, ekonomik ve tarihsel bağların bir idari değişiklikle ortadan kaldırılması kolay değildir. 50 yaşında bir insanın adını değiştirmek ne kadar anlamsızsa, onlarca yıllık yerleşim hafızasını bir kalemde değiştirmek de o kadar tartışmalıdır.
Başdere/Ürgüp denince insanların zihninde oluşan aidiyet ile Başdere/İncesu şeklindeki yeni bir idari tanımlamanın aynı şey olmadığı açıktır.
Bu nedenle artık polemik değil, çözüm zamanı.
Başdere Belediyesi belde statüsünü koruyacaksa, bunun gerektirdiği şartların oluşturulması için başta Ürgüp Belediyesi olmak üzere Nevşehir’deki tüm siyasi ve idari aktörlerin sorumluluk alması gerekiyor.
Başdere başka bir ile bağlanmadan önce, Nevşehir kendi evladına neden sahip çıkamadığını sorgulamalıdır.
Çünkü mesele bir tabelanın değişmesi değildir.
Mesele; aidiyet, sınır, hizmet, nüfus ve bir şehrin kendi geleceğine sahip çıkıp çıkamadığıdır.
Ve açık konuşmak gerekirse:
Bunca yıllık Başdere/Ürgüp bağının, Başdere/İncesu olarak değiştirilmesi kolay kabul edilecek bir mesele değildir.
Olmaz.
📩 İletişim: [naciisler@gmail.com]