Dereler Tüneli’nin tarihi gelişimi, Prof. Dr. B. Tolga Uyar tarafından hazırlanan sanat tarihi raporunda üç ayrı evre üzerinden ele alınıyor. Yapının ilk olarak ne zaman inşa edildiği kesin olarak bilinmese de mimari izler, tünelin farklı dönemlerde kullanıldığını ve yeniden şekillendirildiğini ortaya koyuyor.

İlk evre: Ana kayaya oyulan kanal

Tünelin en erken evresinde su kanalı doğrudan ana kayaya oyularak oluşturuldu. Bu ilk yapım evresinin antik çağa ya da Orta Çağ’a kadar uzanabileceği değerlendiriliyor. Ancak mevcut bulgular, kanalın kesin yapım tarihini belirlemeye yeterli değil.

İkinci evre: Osmanlı döneminde taş örgüyle güçlendirme

Tünel, 17. ve 19. yüzyıllar arasındaki Osmanlı döneminde önemli mimari müdahaleler geçirdi. Bu süreçte kesme taş duvarlar, sivri ve beşik tonozlar, kemerler ve taş lentolar kullanılarak yapının bazı bölümleri güçlendirildi ve yeniden düzenlendi. Bu mimari unsurlar, tünelin yalnızca kayaya oyulmuş bir kanal olmaktan çıkarak farklı yapım tekniklerini bir araya getiren bir yeraltı yapısına dönüştüğünü gösteriyor.

Vali Kök, Hindistanlı Tur Operatörleriyle Buluştu.
Vali Kök, Hindistanlı Tur Operatörleriyle Buluştu.
İçeriği Görüntüle

Üçüncü evre: Modern altyapıya entegrasyon

Tünelin son evresinde yapı modern altyapı sistemine bağlandı. Zemindeki derin oluklar ile suyun kaya yüzeylerinde bıraktığı izler, tünelin yağmur ve sel sularının tahliyesinde kullanıldığına işaret ediyor. Bu bulgular, yapının Ürgüp’ün eğimli yerleşim dokusunda su yönetimi açısından önemli bir işlev üstlendiğini düşündürüyor.

Belgelenen uzunluğu 511 metreye ulaşan ve 10 bölümden oluşan Dereler Tüneli, farklı dönemlerin yapım tekniklerini bir arada barındırıyor. Kapadokya’daki kaya oyma su yapıları çoğunlukla Göreme çevresindeki vadilerde belgelenirken Dereler Tüneli’nin bir kasabanın sokakları ve evlerinin altından geçmesi, yapıyı bölgenin kentsel su mimarisi açısından dikkat çekici bir örnek hâline getiriyor.

* 📩 İletişim: [[email protected]]


2345678 (2)2345678 (4)