Modern vinçlerin, hidrolik sistemlerin ve iş makinelerinin bulunmadığı bir dönemde, yüzlerce ton ağırlığındaki dev bir taş nasıl taşındı ve yerine yerleştirildi? Kudüs’teki Batı Duvarı’nın altında bulunan devasa kireç taşı, antik mühendisliğin dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Tek parça, yaklaşık 300 ton!
Kudüs’teki Batı Duvarı’nın (Burak Duvarı) yer altı tünellerinde bulunan ve arkeoloji literatüründe Western Stone (Batı Taşı) olarak bilinen dev blok, yaklaşık 13,55 metre uzunluğunda ve 3,3 metre yüksekliğinde.
2006 yılında gerçekleştirilen yer radarı araştırmasına dayanan tahminlere göre taşın duvarın içine uzanan derinliği yaklaşık 1,8–2,5 metre olabilir. Bu ölçümler doğrultusunda ağırlığının yaklaşık 250–300 ton olduğu değerlendiriliyor.
Bir başka ifadeyle bu taşın kütlesi, yaklaşık 200 otomobilin toplam kütlesine denk gelebiliyor!
Peki, antik çağın insanları bunu nasıl başardı?
Büyük Hirodes dönemindeki inşaat faaliyetleriyle ilişkilendirilen duvarlar, yaklaşık 2 bin yıl önce Kudüs’teki Tapınak Tepesi platformunun genişletilmesi sırasında inşa edildi.
O dönemde modern kaldırma makineleri yoktu. Ancak insan gücünü daha verimli kullanmayı sağlayan mekanik yöntemler vardı.
Araştırmacıların değerlendirebileceği olası yöntemler arasında ahşap kızaklar, halatlar, kaldıraçlar, hazırlanmış taşıma yolları ve toprak rampalar bulunuyor.
Taşın önceden biçimlendirilmesi, uygun bir güzergâh hazırlanması ve çok sayıda işçinin koordineli çalışması da bu tür bir taşıma operasyonunda önemli rol oynamış olabilir.
Ancak kritik bir ayrıntı var: Bu özel taşın hangi yöntemle, hangi güzergâhtan ve kaç kişinin yardımıyla taşındığı kesin olarak bilinmiyor. Söz konusu teknikler, antik mühendislik açısından makul olasılıklar olsa da taşın taşınma sürecini doğrudan belgeleyen kesin bir kanıt bulunmuyor.
570 ton mu, 300 ton mu?
Batı Taşı'nın ağırlığı konusunda geçmişte 550–600 ton civarında tahminler de yapıldı. Taşın duvarın içinde kalan bölümünün tam boyutları bilinmediğinden, hacminin hesaplanması uzun süre belirsizliğini korudu.
2006 yılında yayımlanan yer radarı araştırması, taşın görünmeyen bölümünün incelenmesine katkı sağladı. Daha küçük bir derinlik varsayımıyla yapılan hesaplamalar, ağırlık tahmininin yaklaşık 250–300 ton düzeyinde olabileceğini ortaya koydu.
Bu nedenle farklı kaynaklarda farklı ağırlık değerleriyle karşılaşmak mümkün. Bunlar, taşın kesin olarak tartılmasıyla elde edilmiş sonuçlar değil, boyut ve hacim tahminlerine dayanan hesaplamalardır.
300 tonluk bir taş nasıl hareket ettirilebilir?
Fizik kuralları burada önemli bir ipucu veriyor. Bir taşın ağırlığı ile onu yatay yönde hareket ettirmek için gereken kuvvet aynı şey değildir.
Sürtünmeyi azaltmak, uygun bir eğim oluşturmak ve kaldıraçlardan yararlanmak gerekli kuvveti düşürebilir. Ancak bu, taşın kolayca hareket ettirilebileceği anlamına gelmez. Böyle bir işlem; sağlam taşıma yolları, dayanıklı halatlar, yükün dengeli dağıtılması ve dikkatli bir planlama gerektirir.
Taşı son konumuna yerleştirmek de en az taşımak kadar zor olabilir. Rampalarla yükseltme ve kaldıraçlarla aşamalı konumlandırma gibi yöntemler olası açıklamalar arasında yer alıyor.
Antik mühendisliğin gizemi hâlâ sürüyor
Kudüs’teki Batı Taşı, antik toplumların büyük ölçekli inşaat projelerini gerçekleştirebilecek teknik bilgiye ve örgütlenme kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte taşın ocaktan nasıl çıkarıldığı, hangi güzergâhtan taşındığı ve duvara tam olarak nasıl yerleştirildiği henüz kesin biçimde açıklanmış değil.
Bugün bile büyük kütlelerin taşınması ciddi mühendislik hesapları gerektirirken, yaklaşık 2 bin yıl önce böyle bir bloğun bir yapının parçası hâline getirilmesi insanın teknik becerisini ve organizasyon gücünü gözler önüne seriyor.
Peki sizce antik çağın mühendisleri, yüzlerce ton ağırlığındaki bu dev taşı halat ve kızaklarla mı taşıdı, yoksa henüz ayrıntılarını bilmediğimiz başka bir yöntem mi kullandı?
Kaynaklar: H. M. Jol, P. D. Bauman ve D. Bahat, “Looking into the Western Wall, Jerusalem, Israel” (2006); Dan Bahat, “The Jerusalem Western Wall Tunnel” (2013).
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.
📩 İletişim: [[email protected]]






